Bu 9 Sonbahar Bitkisi ve Eşyasından Hangileri Köpekler İçin Zehirlidir?

Eski balkabağı fenerlerinden yaprak yığınlarına kadar, yılın bu zamanında bahçenizde köpeğinizin ilgisini çekebilecek birçok şey bulunur. Bunların çoğu yutulduğunda büyük sorunlara yol açmazken, bazıları çok zehirli olabilir. Zararlı olanları zararsız ola

Yapraklar ve yaprak yığınlarıyla ilgili en büyük risk küf oluşumudur. Çoğu ağacın yaprağı tek başına ciddi bir sorun yaratmasa da, küflenmiş yapraklar köpekler tarafından tüketildiğinde ciddi nörolojik problemlere yol açabilir. Sonbahar koşulları, çürüyen yaprak yığınlarında küf oluşumunu kolaylaştırır. Bu küfler, köpekler için son derece zehirli olan ve yutulduğunda titreme ve nöbet gibi nörolojik belirtilere neden olabilen tremorojenik mikotoksinler üretir. Küflü yaprak yiyen köpekler genellikle birkaç saat içinde zehirlenme belirtileri göstermeye başlar ve çoğu durumda veteriner müdahalesi gerekir. Küflenmemiş yaprakların tüketimi ise genellikle hafif mide rahatsızlığına yol açar, ancak çok fazla miktarda yenmesi bağırsak tıkanıklığı riskini artırabilir.

Meşe palamutları boğulma tehlikesi oluşturmasının yanı sıra köpekler için zehirli olabilir. Yutulduğunda kusma, ishal ve mide ağrısına neden olabilir; özellikle küçük köpeklerde mide-bağırsak tıkanıklığı riski vardır. Zehirlenmenin şiddeti, köpeğin boyutuna ve yediği palamut miktarına bağlıdır. Büyük köpekler birkaç meşe palamudunu genellikle kendiliğinden atlatabilirken, küçük köpeklerin bir tane bile bütün palamut yutması durumunda veteriner kliniğine götürülmesi gerekir.

Cevizler genellikle tek başlarına sorun yaratmaz, ancak küflendiklerinde tehlikeli hâle gelirler. Yüksek nem içerikleri nedeniyle küflenmeye yatkındırlar ve bu küfler nörolojik sorunlara yol açabilir. Bahçedeki cevizlerin küflenmeden önce toplanması en iyi çözümdür. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeydoğusu ve Kanada’ya özgü siyah cevizler köpekler için zehirlidir ve köpeklerden uzak tutulmalıdır. Köpeğiniz siyah ceviz ya da küflü ceviz yerse, mutlaka bir veterinere veya hayvan zehirlenmesi yardım hattına danışılmalıdır.

Mantarlar çok sayıda türü olduğu için özellikle risklidir. İnsanların yiyebildiği mantarların çoğu köpekler için güvenli olsa da, doğada yetişen yabani mantarların pek çoğu zehirlidir. Yabani mantarlar mide rahatsızlığına neden olanlar, karaciğer yetmezliğine yol açanlar, halüsinasyona sebep olanlar ve nöbet gibi nörolojik sorunlar yaratanlar olmak üzere farklı gruplara ayrılır. Köpeğiniz tanımadığınız bir mantarı yerse veterinerinize başvurmanız gerekir. Mümkünse mantarın farklı açılardan fotoğraflarını çekmek teşhis açısından faydalı olabilir.

Elma ve yabani elmaların çekirdekleri siyanür içerdiği için zehirlidir. Ancak ciddi bir zehirlenme yaşanması için köpeğin çok sayıda elma yemesi ve çekirdekleri çiğneyerek kırması gerekir. Çoğu durumda köpekler bir ya da iki elma yer ve çekirdekler kırılmaz. Bu nedenle genellikle sadece gözlem yapmak yeterlidir. Ancak çok fazla elma tüketilmişse ya da kusma gibi belirtiler görülüyorsa, bir veterinerle iletişime geçilmelidir.

Balkabakları köpekler için genellikle güvenlidir. Hatta püre hâline getirilmiş balkabağı, lif ve vitamin desteği için köpeklerin beslenmesine eklenebilir. Dekoratif balkabakları ya da bahçede yetişen balkabakları püre hâlinde olmasa bile genellikle zararlı değildir. Oyulmuş balkabağı fenerleri de küflenmedikleri ve mum yutulmadığı sürece büyük risk oluşturmaz. Ancak mumlar tıkanmaya, küf ise nörolojik sorunlara yol açabileceğinden bu durumlarda veterinere başvurulmalıdır.

Su kabakları da balkabaklarına benzer şekilde genellikle ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak büyük miktarlarda tüketilmeleri ya da büyük parçaların bütün hâlde yutulması tıkanmalara neden olabilir. Daha küçük miktarlar genellikle hafif mide rahatsızlığına yol açar.

Kasımpatı (anne çiçeği) tüketimi çoğu zaman kusma, ishal ve iştahsızlık gibi hafif belirtilerle sınırlıdır. Yaprak ya da çiçeklerden birkaçının yenmesi genellikle ciddi bir problem oluşturmaz ve bu dönemde karşılaşılan bitkilerin çoğu büyük risk taşımaz.

Sonbahar aylarında havalar soğudukça küçük kemirgenler evlere girmeye başladığından, birçok evde fare zehri kullanılmaya başlanır. Fare zehri köpekler için son derece tehlikelidir. Eğer kemirgen ilacı kullanılıyorsa, ürün ambalajının saklanması veya fotoğrafının çekilmesi önemlidir. Farklı zehirler farklı etkilere yol açtığından, aktif maddenin bilinmesi veterinerin doğru teşhis ve tedavi uygulamasına yardımcı olur. Zehirler mutlaka yem istasyonlarında ve köpeğin erişemeyeceği alanlarda tutulmalıdır.

Mevsimler değiştikçe dış ortam, köpekler için hem cazip hem de potansiyel olarak tehlikeli birçok unsur barındırır. Bu nedenle önlem almak en iyi koruma yöntemidir. Dökülen yapraklar, meyveler ve kuruyemişler küflenmeden temizlenmeli, dış mekân süsleri köpeklerin ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır. Zehirlenmenin ilk belirtilerinden biri genellikle kusmadır. Köpeğiniz dışarıda vakit geçirdikten sonra kusuyor ya da normalden farklı davranıyorsa, dikkatle gözlem yapmalı ve bir veteriner hekime veya evcil hayvan zehirlenmesi yardım hattına danışmalısınız.